TRT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TRT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ara 2013

Brezilya 2014 kura çekiminden notlar


Brezilya 2014 Dünya Kupası'nın kura çekimi Brezilya'nın Bahia kentinde gerçekleşti. Sekiz grupta yer alan takımlar belli oldu. Turnuvayı 1974'ten beri olduğu gibi TRT yayınlayacak. 12 Haziran-13 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek olan turnuvanın kura çekim töreni genel olarak Brezilya'nın kendine özgü sanatçıları, şarkıları ve görsel şovlarıyla gerçekleşti.

Kura çekimine Brezilya futbolunun en önemli isimlerinden birisi olan Pele'nin çekilişe katılıp katılmayacağı konusu ise Brezilya'da gündemi bir hayli meşgul etmişti. Mevcut federasyonla olan gerilimine rağmen bir dakikalığına da olsa Pele çekilişe katıldı. Brezilya Başbakanı Dilma Rousseff de kura çekiminde yerini alan isimlerden oldu. Bir önceki Dünya Kupasına ev sahipliği yapan Güney Afrika Cumhuriyeti'nin en büyük siyasi figürü olan Nelson Mandela da unutulmadı. Vicente Del Bosque 2010'da kazandığı kupayı İspanya adına iade etti. Kura çekiminde Brezilya'yı temsilen Carlos Alberto Torres, Bebeto, Ronaldo, Marta, Zagaldo ve Amarilda yer alırken; çekilişi Alcides Ghiggia (Uruguay/ 1950), Geoff Hurst (İngiltere/ 1966), Mario Kempes (Arjantin/ 1978), Lothar Matthaus (Almanya/ 1990), Cafu (Brezilya/ 1994, 2002), Zinedine Zidane (Fransa/ 1998), Fabio Cannavaro (İtalya/ 2006) ve Fernando Hierro (Son Şampiyon İspanya'yı temsilen) gerçekleştirdi.

Açılış maçı Brezilya ve Hırvatistan arasında oynanacak. En sert eşleşmelerden birisi B Grubunda son finalistlerin (Hollanda-İspanya) eşleşmesi oldu. C Grubunda favori Kolombiya haricinde hemen her takım aynı güçte gibi. En zor grup ise Uruguay, İngiltere ve İtalya'nın yer aldığı D Grubu oldu. Fransa E Grubunda kendine yer bularak çekebileceği en kolay kurayı çekti. F Grubu ise Nijerya, İran ve Bosna Hersek'e umut dağıtan bir grup oldu. G Grubu turnuvanın en zevkli gruplarından birisi olmaya aday; Boateng kardeşleri tekrardan karşı karşıya izleme şansına sahibiz. H Grubu ise Cezayir'e kupa tarihinde ilk kez gruptan çıkma fırsatını sunuyor gibi.

Gruplar:

A Grubu
Brezilya
Kamerun
Meksika
Hırvatistan

B Grubu
İspanya
Şili
Avusturalya
Hollanda

C Grubu
Kolombiya
Fildişi Sahili
Japonya
Yunanistan

D Grubu
Uruguay
İtalya
Kosta Rika
İngiltere

E Grubu
İsviçre
Ekvador
Honduras
Fransa

F Grubu
Arjantin
Nijerya
İran
Bosna Hersek

G Grubu
Almanya
Gana
ABD
Portekiz

H Grubu
Belçika
Cezayir
Güney Kore
Rusya

2 Ara 2013

Barış Manço ve Van Basten-Gullit-Rijkaard üçlüsü


1986-87 sezonu sona erdiğinde Serie A'da Maradona önderliğindeki Napoli şampiyonluğunu ilan ederken kuzeyin kırmızı-siyahlıları ligi beşinci sırada tamamlıyor ve başarısız bir sezonu geride bırakıyorlardı. 1987-88 sezonuna daha ciddi bir transfer politikasıyla giren AC Milan Hollandalı iki yıldız için Ajax ve PSV'nin kapısını çaldı. Marco Van Basten ve Ruud Gullit'i kadrosuna katan Milan Maradonalı Napoli'nin üç puan önünde sezonu şampiyon olarak tamamlamayı başardı. Bir sonraki sezon hedef Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanmaktı. Bunun için kadroya bir Hollandalı'nın daha dahil olması gerekecekti. Bu isim de Frank Rijkaard oluyordu. Bir önceki sezon oynadığı başarılı futbola, aldığı Avrupa Kupası'nın yanına bir de Altın Top ekleyerek üç yıllık Altın Top ambargosunu başlatan isim Gullit oluyordu. 1988-89 sezonunda da Şampiyon Kulüpler Kupası'nı müzesine götüren Milan'dan üç isim Altın Top ödülü için yarıştı. Aynı uyruğa sahip üç isim daha önce iki kez (1972 ve 1981) bu ödül için yarışmıştı. Ancak ilk defa aynı takımdan aynı uyruğa bağlı üç isim bu ödül için yarıştı ve kazanan da Van Basten oldu. Bir sonraki sene de AC Milan'ın üç ismi Altın Top için yarıştı; ancak bu sefer seriyi bozan Franco Baresi oldu. Ödül ise yine Van Basten'e gitti.

AC Milan'ın Avrupa futbolunu kasıp kavurduğu bu yıllarda öne çıkan üç Hollandalı'yı programında konuk etmeyi başaran isim ise çok şaşırtıcıydı: Barış Manço. 7'den 77'ye programı kapsamında yolu Milano'ya düşen Barış Manço Milan'ın kamp yaptığı Milanello köyünü bulmuş ve Avrupa futbolunun en önemli takımının adından en çok söz ettiren üç Hollandalısı'nı bir araya getirmişti. Her zamanki şakacı tavırlarıyla öncelikle AC Milan'ın açılımını seyirciye aktaran Barış Manço, kulüple ilgili bazı bilgiler verdikten sonra seyirciyi röportajla baş başa bırakıyordu.

3 Tem 2012

Az mizahlı turnuva


Yıllarca Oliver Kahn'ın eldivenlerini asmasını bekleyen Jens Lehmann, "aslında Neuer'den defans oyuncusu olarak yararlanılabilir" açıklamasıyla Almanya'nın genç kalecilerine umut aşıladı.

-Turnuvanın bitimiyle TRT'nin "Saha Dışı" isimli rezaleti sürdüremeyecek olması ülke çapında kutlamaları da beraberinde getirdi. Özellikle Mesut Özil üzerinden parodisi yapılan gurbetçi aksanı epey tepki toplamıştı.

-Dünya Polonya'ya yasadışı yollardan vuvuzela sokulmasını önleyen cesur gümrük memurunu konuşuyor.

-Ersin Düzen maç anlatırken, Ertem Şener'in reklam sektörüne yönelmesi ikilinin arasına kara kedi mi girdi sorusunu akıllara getirdi.

-Gaziantepspor teknik direktörü Hikmet Karaman'ın antreman yerine final maçı yorumculuğunu tercih etmesi Football Manager 2013'te "üç işi aynı anda yapabilen menajer" kisvesiyle oyunseverlere sunulacak.

-Ömer Üründül'ün ailesi can güvenliği sebebiyle tanık koruma, kollektif futbol oynama ve bloklararası bağlantı programına alındı.

-Fransalı genç futbolcular Mexes abilerinin soyunma odasında Edith Piaf 'tan başka şarkıcı dinletmemesinden şikayetçiydi. Phillippe'nin gençlere Zara'yı ve İlkay Akkaya'yı sevdiren Servet Çetin'e özendiği sanılıyor.

-Portekiz milli takımının başarılı savunmacısı Pepe'nin turnuva öncesi, 3-1 yenildikleri Türkiye maçı sonrası hırs yapıp direkleri tekmeleyerek ayaklarını yonttuğu video kimliği bilinmeyen kişilerce sosyal medyaya sızdırıldı.

-Penaltılara giden İspanya- Portekiz maçında son penaltıyı kullanamadan elenen Portekiz'de ağızları bıçak açmıyor. Penaltı atışını gole çeviremeyen Bruno Alves ve bu yüzden penaltı kullanamayan Cristiano Ronaldo'nun odaları ayırdığı biliniyor.

-Play Station oynarken maçın penaltılara uzamasına dayanamayıp ağlamaya başlayan Cristiano Ronaldo, sevgilisi Irina Shayk'ın Hürriyet gazetesinde haftada bir çıkan pozlarına göz atarak sakinleştirilebildi.

-Andriy Shevchenko'nun bir sonraki Dünya Kupası'na kadar yeni geliştirilen "beden dondurma" formülüyle Kiev'de korunmasına ve uykuya yatırılmasına karar verildi. Sheva'nın son sözü, " Neredesin Beschastnykh?" oldu.

-Rusya Başkanı Vladimir Putin "Bizim bir "Gosplan" geleneğimiz vardı, futbol takımımıza neler katabilir, araştırıyoruz." dedi.

-Andrey Arshavin, Ertuğrul Sağlam ve Lotthar Mattheus'un kendisinde yerlerinin çok ayrı olduğunu Firstly Defence ekibine anlattı.

-Shakira, turnuva için kendisinden şarkı talep etmeyen Platini'ye öfke kustu. Bilindiği gibi Shakira, Femen kadınlarıyla klip çekecekti.

-Rafael Van der Vaart "Eşime duydukları ilginin yüzde birini bana duysalardı" Van Bommel'in yerinde ben oynardım açıklamasıyla Hollanda kamuoyuna sitem ve teessüflerini bildirdi.

-Koruyucu başlık takan Petr Cech'e sorunun beyninde değil, ellerinde olduğunu anlatmaya çalışan spor spikeri Stjepan Duzen'in görevine bilnmeyen nedenlerle son verildi.

-Turnuvanın en iyi oyuncusu seçilen Andres Iniesta'nın Facebook'a bir başka soyunma odasında sevinç fotoğrafı koymasına İslamcı hayranlarından "Yeter!" tepkisi geldi. Bilindiği gibi Iniesta her fotoğrafında küloduyla ve Necmettin Erbakan'la hafızalara kazınan parmak işaretiyle poz veriyor.

-Slaven Bilic Lokomotiv Moskova'yla anlaşmış olmasına rağmen hobi olarak gitar çalmayı sürdürmek istemediğini, grubunu yeniden toparladığı anda teknik direktörlüğü bırakacağını açıkladı.

-Zlatan İbrahimoviç stadyumlara kurulan dev ekranlardan kendisini izlemeyi gol atmaya yeğlediğini ima eden konuşmasıyla büyük tepki topladı.

-Turnuvanın kapanış şenliklerindeki gösterilere anlam vermeye çalışan yüz binlerce Avrupalı final maçının ilk 14 dakikasına konsantre olamadı.

8 Haz 2012

Renksiz, Tatsız ve Keyifsiz Bir Açılış

A grubunun ilk maçında devreyi önde kapatan Polonya'daki coşku ve istek ne yazık ki ikinci yarıda yoktu. İspanyol hakemin verdiği yanlış bir karar Yunanistan'ı on kişi bırakmak için yeterli oldu. Borussia Dortmund yapımı bir golle Kuba-Lewandowski işbirliğiyle öne geçen Polonya taraftarının desteğine yakışır bir oyunu golden sonra ne yazık ki ortaya koyamadı. İkinci yarıda da heyecanlı ancak tatsız bir futbol vardı. Oynadığı umutsuz futbola rağmen Yunanistan'ın attığı gol ve zaman zaman baskılı futbolu ilerisi için tat vermedi. Hikmet Karaman'ın hatalı sarı karttan sonra verdiği "Bu hakem İspanya Ligi'nde nasıl maç yönetiyor, var ya..." tadında tepkisi ise turnuvanın TRT açısından özeti niteliğindeydi.

Turnuvadaki tek temsilcimiz olan hakem kadrosu ve bu kadronun lideri Cüneyt Çakır daha ilk maçtan bir rakibinin önüne geçti. Kendisinin en az yarı final seviyesinde bir maç yöneteceği fikrindeyim. Polonya açısından turnuva öncesinde çok umitluydum ancak daha ilk maçtan oynadıkları futbol için hayal kırıklığı oldu. Ancak mevcut olan potansiyel, takımı taraftar desteğiyle gruptan çıkarmak için hala yeterli gözüküyor. Yunanistan mı? Gruptan çıkmaları turnuvanın mucizesi olur. 2008 Avrupa Şampiyonası'ndan sonra ev sahiplerindn birisinin gruptan çıkması ilerleyen turlarda taraftar desteği açısından olumlu olacaktır.