Macaristan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Macaristan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kas 2013

Meksika 86, Videoton ve Peter Disztl...

Tarihinde iki kez Dünya Kupası finalisti olmayı başaran Macarların son kupa macerası 1986 yılında gerçekleşti. Meksika 86'da kadronun en önemli isimlerden birisi de kaleci Peter Disztl'dı.

1984-85 sezonunda Videoton'la efsane maçlar çıkaran Disztl önce Old Trafford, sonraysa Santiago Bernabeu'da dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Videoton'un 1984 eylülünde başlayan UEFA macerası 85 mayısına kadar sürdü. Sırasıyla Dukla Prag, PSG ve Partizan'ı eleyen Videoton çeyrek finalde Manchester United ile eşleşti. Disztl'ın kalesinde sadece bir gol yiyerek tamamladığı mücadelede sahadan galip ayrılan taraf İngilizlerdi. Macaristan'daki rövanş maçında Disztl kalesini gole kapayınca 90 dakikayı 1-0 önde kapatan Videoton maçı uzatmaya götürmeyi başardı. Penaltı atışları sonucunda yarı finalist belli olacaktı... Durum 4-4'ken United için topun başındaki isim Arthur Albiston'dı...
Yarı finalde Yugoslavya temsilcisi Zeljeznicar'ı elemeyi başaran Videoton'un finaldeki rakibi dünya devi Real Madrid olacaktı. İlk maçı Macaristan'da 3-0 kazanan Real Madrid kupaya çok yakındı. Santiago Bernabeu'daki maça damgasını vuran isimse Disztl oldu. Maçı 1-0 kaybeden Real Madrid kupanın yeni sahibi oluyordu olmasına ama maçın henüz başında Valdano'nun penaltısını kurtaran kaleci bir kez daha efsaneleşmeyi başarıyordu.

Not: Disztl ile ilgili internet üzerinden yaptığım ufak araştırmada:
-Türkiye internet haberciliğinin renkli sitesi ajansspor'a göre Disztl "Berber görünce kaçanlar" başlığı altında incelenmesi gereken bir profil olduğunu öğrendim.
"Buna eyvallah dedikten sonra..."
-"Puskas'lı dönemde sayısız başarıya ortak oldu" yazısıyla karşılaştım.* Sanırım ajansspor editörleri tarihe geçmiş bütün Macar futbolcular Puskas'la beraber top koşturmuştur, yazalım gitsin, kimse anlamaz nasıl olsa mantığıyla çalışıyor.

*Puskas futbolu bıraktığında Disztl henüz yedi (7) yaşındaydı.

Kaynaklar:
http://en.wikipedia.org/wiki/Hungary_national_football_team#FIFA_World_Cup_2
http://en.wikipedia.org/wiki/P%C3%A9ter_Disztl
http://www.ajansspor.com/habergaleri/1/105/1955_peter_disztl.html
http://www.oldschoolpanini.com/2011/07/mexico-86-peter-disztl.html
http://www.uefa.com/uefaeuropaleague/season=1984/matches/all/index.html
http://www.youtube.com/watch?v=vqD_g72beqo

17 Eki 2012

Biz bir günde mi 'İçinizdeki İrlandalılar' olduk?

Türk Milli Takımı Türkiye'nin çalkantılı dönemlerinden, yaşanan darbelerinden, sağ-sol çatışmasından pek nasibini almamış bir kurumdu. Sanat müziği gibiydi, başına 'Türk' koyduğunuzda kimse gocunmazdı ondan. Bu ülkenin sağcısı, solcusu her sınıftan insanı desteklerdi bu takımı hiç çekinmeden. Nasıl desteklemesin ki? Tarihi mağlubiyetleriyle dalga geçen, turnuvalara katılırken ecel terleri döken ama katıldığı turnuvalarda dengeleri alt üst eden bir takımdı. 

90 doğumlu biri olarak milli takım konusunda şanslıyım. Gözlerimi futbola açtığımda zımba gibi bir milli takımımız vardı. 2000 Avrupa Şampiyonası elemelerinde Almanya'ya karşı deplasmanda mükemmel oynadığımız 0-0'lık beraberlikle döndüğümüz maç benim için milattır. Bu ülkenin futboldaki makus talihi Sergen'in Matthaus'un sağından atıp solundan geçtiği pozisyonda kırılmıştır. Ne mutlu bana ki o günlerle açtım gözümü futbola! Geçenlerde Suat Kaya'nın ve Okan Buruk'un katıldığı bir Ligtv programında milli takımın en  unutulmaz yirmi maçı vardı, en az on beşini canlı izlediğimi farkettim. Bundan ala mutluluk var mı? 



Bu akşam milli takım o kadar yalnızdı ki çok sevdiğim bir abim 'ülkü ocakları bile şu galibiyete sevinmiştir' dedi, haklıydı da. Herkes o kadar küstürüldü, her şey o kadar anlamsızlaştırıldı ki artık milli takım denen şeyin altı bomboş insanlar için. İstedikleri kadar süslü reklam yapsınlar, istedikleri kadar bu işi bize pazarlamaya çalışsınlar; yemiyoruz yemeyiz artık.

Bu gece kendi kendime dedim ki:' Ulan madem gidemiyoruz bu turnuvalara, gereken neyse yapalım evsahibi olalım.' Bunu dedikten sonra ise 2016'ya aday olduğumuz o harita aklıma geldi, tam bir fiyaskoydu! Keyifleri gelince iki senede Süper Lig'de oynattıkları hevesleri kaçınca sürüm sürüm süründürdükleri Diyarbakır'ın, Akyazı ile HES'le darmadağın ettikleri Trabzon'un olmadığı, Ankara'nın ise ayıp olmasın diye konulduğu o harita...Haritada yer alan Konya ile Kayseri'nin ideolojik olduğu malumunuz, neyse o konulara girmeyeyim.

Milli takım kadrosu belli. Mehmet Ekici bu sene Bremen'de ne kadar oynamış belli. Anadolu futbolcusuna, futbolcusunu o formayla görüp gururlanacak Anadolu taraftarına ayıp.

Hakan Şükür'ü gram sevmezdim; ama bu gözlerin gördüğü en büyük forvetti. Onsuz milli takım izlemek bir garip. Set hücumunda bocalıyoruz, hiçbir forvetimiz sırtı dönük oyunu bilmiyor. Bu ligde bu oyunu oynayabilecek Muhammet Demir, Nobre gibi isimler yetersiz görülüp alınmıyor.



Ankaragüçlüler'in durumu malum, Trabzon'un 3 Temmuz direnişi hala sürüyor, Diyarbakırspor'da sıkıntı bitmiyor, maç saatlerindeki Ferrari haberini gördük Beşiktaş'ın ne olacağı hiç belli değil. Galatasaray ve Fenerbahçe yeni dengelerin önemli parçaları zaten onlara bir şey demiyorum. Benim altını çizmek istediğim şey onun yerine bu oynasaydı mevzusu değil; TFF-Milli Takım-Demirören üçlüsünün halktan nasıl uzaklaştıkları, nasıl bu ülkede futbol namına her şeyin içini boşalttıkları görülmeli artık. Sorun milli takıma Anadolu'dan iki topçu alarak çözülecek küçüklükte değil, bir yabancılaşmanın bir ötekileştirmenin biriktirdiği bir hesap var. Ecevit 70'lerde CHP'yi tekrar canlandırmak için 'CHP halka gitmelidir; ama halka giderken uzatacak elinin yanında söyleyecek sözü olmalıdır' demişti, Demirören TFF'sinin ne uzattığı eli tutacak ne de söylediği sözü dinleyecek biri yok bu ülkede!

Kulüpler ve Milli Takım bazında ne kadar havalarda olduğumuz malumunuz; öyle ki Almanya'ya karşı alınan 3-0'lık mağlubiyetten sonra maçın canlı anlatımında ülkenin en gözde spor yorumcularından R.Dilmen utanç duyarak  kulaklığı bırakmıştı. Kendi evimizde kalecisini iki üç kere gördüğümüz Romanya'ya da 'vasat' diyen R.Dilmen keşke Macaristan maçında da yorumcu olsaydı da üçüncü golden sonraki tepkisini görseydik.

Feyyaz Uçar TRT'de bir keresinde 'Yugoslavya dağıldı da biz turnuva gördük, bu dağılmadan sonra hepsi ekol sahibi olan bu ülkeler kendilerini toparladıkça  tekrar dominant olacaktır' demişti. Yükselişimizin üstüne bir şey koymadığımız sadece gereksiz ego sahibi olduğumuz, jenerasyonlar arası bayrak değişimini gerçekleştiremediğimiz çok rahatça görülüyor. Keza bizi güle oynaya turnuvalara yollayan Bosna Hersek şu an Türkiye'ye kök söktürür. Şu an Balkanlar'da 'rahat yeneriz' diyebileceğiniz bir ülke var mı?

Sorun hocada mı? 
Yazıyı okuduysanız bunu sormamalısınız.

22 Eyl 2012

Altın Kafa Sandor Kocsis

Efsane Macar futbolcu Sandor Kocsis Barcelona'daki mezarının başında 83. doğum günü dolayısıyla anıldı. Anma törenine Barcelona kulübü başkanı Sandro Rosell de katıldı.

Sandor Kocsis futbolculuk kariyerinin olgunluk dönemini Barcelona'da geçirmiş ve bu kulüpte de futbolu bırakmış. Attığı kafa golleriyle hafızalarda yer etmiş olan Sandor Kocsis tüm zamanlarda ülke takımlarında atılan goller baz alındığında en çok gol atan dördüncü isim. Macaristan milli takımıyla 68 maçta 75 gol atan golcü futbolcunun kariyerinde bir de 1954 Dünya Kupası finali var. Ferenc Puskas'ın ardından Macaristan'ın en büyük ikinci futbolcusu sayılan Kocsis 1979 yılında sebebi hala bilinemeyen şüpheli bir ölüme kurban gitmiştir -ya da kendisi ölmeyi seçmiştir-.
1950 Haziranından itibaren dört yıldan uzun bir süre mağlubiyet yüzü görmeyen Macaristan takımının en önemli parçalarından birisi de Kocsis olmuştur. Kocsis'in takımı 1954 Dünya Kupası finalinde Batı Almanya'ya boyun eğmiştir. Macaristan takımı dört yıldan uzun süren yenilmezlik serisinde tam otuz iki maç yenilgi yüzü görmemiştir. 1954 finalinde 3-2 kaybettikleri Batı Almanya'ya aynı turnuva içerisindeki grup maçlarında dört gol atan Kocsis'in takımı rakibini 8-3 mağlup etmiştir
Sandor Kocsis Finlandiya'da düzenlenen 1952 Yaz Olimpiyatları'nda Türkiye milli takımına da iki gol atmıştır. .
Valencia kulübünün Luis Casanova Stadı'nda düzenlediği Trefou Taronja adlı geleneksel turnuvada takımı Barcelona yerine konuk olarak Valencia forması giyen Kocsis Botafogo'nun da katılımıyla üç takımın yer aldığı turnuvada kupayı Valencia'ya kazandırmıştır.

Sandor Kocsis'in kariyerinde attığı gollerin birkaçının güzel bir şekilde kolaj haline getirilmiş videosu: