30 Ara 2012

OYNAYIN ULAN !

Futbolsever değilim ben, futbolun kendisiyim. 

Matematik bilmiyordum ben, oturdum çalıştım dört ayda matematik öğrenip üniversite sınavını kazandım. Ama kırk yıl çalışsam Gökhan Gönül gibi kademeye giremem. Tipsizin tekiydim saçlarımı kestirip lens taktım, ama hiçbir zaman İbrahim Üzülmez'in yarısı kadar bile karizmatik olamam. Ailemi mutlu ettim, okudum azimle bir yerlere gelmeye çalıştım; ama hiçbir zaman gol atıp golden sonra VIP tribününe bakarak el öpme işareti yapamam. 

Efsaneye göre Antik Yunan'da tanrılar Olimpos'un üzerine çıkıp gladyatör dövüşlerini izler, kendi aralarında da yorum yaparmış. Bu yönüyle futbolun insanı tanrı seviyesine çıkardığı söylenir. O tanrılar gladyatör olmak ister miydi bilmiyorum ama ben it gibi futbolcu olmak istedim. İşte o yüzden bizim sahip olamadıklarımıza, asla sahip olamayacaklarımıza sahip olan futbolcular adam gibi oynayacak. 

Ben Trabzonspor forması giyseydim, ben bu formayı giydiğim için birileri giyemiyor diye düşünürdüm. Ve buna üzülürdüm. Formama bakardım, tribüne bakardım ve üzülürdüm. 

Maçtan sonra tribüne fırlattığınız formayı düşünün. Hayat boyu karınca incitmemiş adamlar bile iki kişiyi altına alıp hücum ediyor o formayı yakalamak için. Ve yakaladığında da gözü gibi bakıyor ona. Siz de gözünüz gibi bakın. O formalar sizin değil, onu asla giyemeyecek olan binlerce yüreğindir.

İşte bu yüzden Trabzonspor formasını üzerine geçiren her oyuncu hata yaptığında yuhalarım bağırırım, küfür de ederim. Çünkü Henrique bu takımın ismini bilmiyorken ben defterime kadrosunu yazıyordum. Üzerindeki armada benim gönlüm, sırtındaki formada benim ruhum var.

8 yorum:

mehmet macit yılmaz dedi ki...

Sevgili Salih,
seyirciyi sadece bir spor izleyicisi yani taraftar olmaktan öte bir varlık olarak görmeyenlere, aldıkları kararlarda kendi taraftarının bakış açısını gözetmeyenlere, humarsızca savurdukları paraların kaynağının ne olduğunu nereden geldiğini bilmeyenlere, her galibiyet sonrasında sadece kendilerini kahraman zannedenlere, yenilgi sonrasında kendisinden başka herkesi suçlayanlara, sürü bilinciyle hareket edip susanlara yazın kapak olsun. YAZMAYA DEVAM ET ULAN.....(M.Macit YILMAZ- AYANCIK)

Salih KAYA dedi ki...

Çok teşekkür ederim hocam. Selam ve sevgiyle.

9kusurluhareket dedi ki...

müthiş kardeşim, eline sağlık.

Salih KAYA dedi ki...

eyvallah kardeşim.

Fordigo dedi ki...

Bütün bunları hissediyorsunuz diye haklı olamazsınız. Futbol yönetim ve oynanışı itibari ile artık daha ziyade mantık işi. Evet taraftar duygusal bağ kurar ama "tepkisinin biçimi" neye yarıyor diye de bakmalı. Yani küfür edildiğinde bu adam "daha iyi mi oynuyor" yoksa "iyice demoralize olup daha uyumsuz mu oluyor?" Eğer ikincisi ise intikam almaya veya kendinizi rahatlatmaya çalışıyorsunuz demektir, bu da "sevdiğim şey" dediğiniz TS'nin -iyi ya da kötü- en önemli bileşenine zarar vermektir. İnsan sevdiğine zarar vermez, ona yardımcı olmaya çalışır...

Salih KAYA dedi ki...

Küfür edildiğinde karşı tarafın reaksiyonu önemsizdir; küfür etmek istersin edersin.

Trabzonspor taraftarının takım üzerinde bu kadar baskı kurmasının sebebi futbolculara bir mükemmeliyet atfetmesinden ve 'onlar bizim çok isteyip de olamadığımız yerdeler' demesinden kaynaklanır. Eğer orda olmayı haketmeyen bir futbolcu varsa da tepki koyulur.

Siz hangi takımın taraftarıysanız sizin yönetim kurulunuzun ya da popüler futbol yönetiminin size biçtiği rolü oynuyorsunuz. Ben ise kendim yazıp kendim oynuyorum.

Yazı özgün bir yazı. Söylediklerime katılmamanızı da saygıyla karşılıyorum. Blog yorumu değerlidir, katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim.

Sinan Baran dedi ki...

Başarıya giden yolda her şey mübahtır düsturundan ziyade kulübün varlık amacını korumak daha önemli. Futbol kulüpleri sadece salt sportif başarıyla yorumlanmamalı(özellikle taraftar gözüyle). Kimi camialar futbol haricinde başka amaçlara da hizmet ederler(taraftar cephesinden). Bu amaçların dışına çıkarılan kulüplerde de taraftarın isyan bayrağını çekmesi veya küfre başvurması kaçınılmazdır.

Mesela beni tuttuğum takımın taraftar profili varoşlardan geliyor. Yönetim eğer ki bilet fiyatlarında aşırıya kaçan şekilde fahiş fiyat politikası belirlerse taraftar buna tepki gösterir, stadı boş bırakır vs. Önünde sonunda yönetim bu karardan vazgeçer. Geçmezse de hayatında duymadığı küfürlerin tadına bakar.

Aynı şekilde futbolcu da taraftarla en ufak bir sürtüşmeye girerse kendine kaçak delik arar.

Her şeyden önce bütün bunlar doğruluk-yanlışlık ekseninde değerlendirilmemiş kriterlerdir. Gerçekçi bir gözle yorumlamaya çalıştım.

Bu güzel tartışma ortamını da sağladığın için teşekkürler Salih. Güzel yazı.

Fordigo dedi ki...

Futbolcu da hepimiz gibi bir insan. Röportajdaki konuşmalar çok etkileyici bir "insan" hikayesi, tavsiye ederim. Empati kurmak önemli: http://goo.gl/kKuno

Bu da Henrique'nin bugün attığı tweet: http://goo.gl/DI69I
Elimizde sözleşmesi devam eden oyuncunun duygusal olarak kopmasından başka bir şey yok. Takım içi dengeleri konuşabilirsek konuşalım artık.