Altay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Altay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Tem 2013

Ankaragücü | Spor Toto 2. Lig 2013-14 Sezonu

2013-2014 sezonunda Spor Toto 2. Lig'de Beyaz ve Kırmızı Grup kuraları çekildi ve Ankaragücü Kırmızı Grup'ta kendisine yer buldu. Süper Lig ve PTT 1. Lig'den aşina olduğumuz birçok şehir tekrardan karşımıza çıktı çıkmasına ama doğal olarak daha küçük çaplı semt ve ilçe takımlarıyla. Ankaragücü önümüzdeki sezon Ankara(2), Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Diyarbakır, Hatay, İstanbul(4), İzmir(2), İzmit, Rize ve Trabzon'da deplasman maçları oynayacak. Ancak birçok yerde şehir merkezini göremeden maçımızı oynayıp Ankara'ya döneceğimiz aşikar. Önümüzdeki sezon bizi hangi takımlar, hangi stadyumlar karşılıyor ufak bir araştırmayla buna göz attım. Grubumuzda Altay haricinde Süper Lig'in gediklisi olan başka bir takım yok. Gönül isterdi ki Göztepe de bizimle aynı grupta olsaydı ama olmadı.

Alanyaspor(Antalya)
Alanya Oba/ 15,000
2004 yılından beri Spor Toto 2. Lig'de oynayan Alanyaspor kadrosunda altyapımızda yetişip 2001-09 yılları arasında formamızı giyen Onur Acar ve 2008-10 yılları arasında formamızı giyen Semavi Özgür yer alıyor. Alanyalı Güçlüler'den duyduğumuz kadarıyla Alanyaspor taraftarının Alanya'da yaşayan Ankaragüçlüler ile arası iyi. Kısacası güneş, kum ve deniz üçlüsünü içinde barındıran bu sezonun en sıkıntısız deplasmanı Alanya deplasmanı olacak.

Altay(İzmir)
Alsancak/ 16,400
İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından 1914 yılında kurulan Altay bu sezon 100. yılını kutlayacak. Süper Lig tarihi boyunca bu ligde en çok mücadele eden altıncı takım konumunda bulunan Altay en son 2003 yılında Süper Lig'de yer aldı. 2011 yılında da 2. Lig'e düşen İzmir'in siyah-beyazlı ekibinin müzesinde iki adet Türkiye Kupası bulunuyor. Ayrıca, Altay yedi kez Avrupa Kupalarına katılma başarısı gösterdi. Geçtiğimiz sezon da İzmir TSYD Kupasını müzelerine götürdüler. Kadrosuna Şehmus Özer'i katan Altay'ı Ümit Kayıhan yönetecek. Ankaragücü altyapısında yetişip 2004-08 yılları arasında Ankaragücü'nde forma giyen Burak Karaduman siyah-beyazlı formayla eski takımına karşı oynayacak. Bu sezon İzmir'de oynanacak maç sezonun en eğlenceli deplasmanlarından birisi olmaya aday gibi duruyor.

Altınordu(İzmir)
Alsancak/ 16,400
Geçtiğimiz sezon Spor Toto 3. Lig 3. Grup şampiyonluğuna ulaştı. 1923 yılında kurulan köklü bir kulüp.

Bandırmaspor(Balıkesir)
17 Eylül/ 5,400
Geçtiğimiz sezon Kırmızı Grubu yedinci sırada tamamlayan Bandırmaspor kadrosunda 2003-09 yılları arasında Ankaragücü forması giyen -zamanında Hollanda'dan büyük umutlarla getirdiğimiz- Ayhan Evren'i de bulunduruyor.

Bayrampaşa(İstanbul)
Mimar Yahya Baş/ 7589
2012 yılında ilk kez Spor Toto 2. Lig'e yükselen Bayrampaşa maçlarını 4,500 seyirci kapasiteli Çetin Emeç Stadyumu'nda oynuyordu. Ancak, stat çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalınca Güngören'e taşınmak zorunda kaldılar.

Bozüyükspor(Bilecik)
Şehir/ 4,100
Geçtiğimiz sezon Kırmızı Grubu onuncu sırada tamamladılar.

Bugsaşspor(Ankara)
Ostim/ 4271
Abisi Ankaraspor bu sezon PTT 1. Lig'de oynayacağı için geçtiğimiz sezon katılmaya hak kazandığı play-off turuna katılamadılar. 2005 yılında Ego'dan Bugsaş'a satılan kulüp geçtiğimiz sezon Polatlı Bugsaşspor adıyla mücadele etmişti.

Diyarbakır BB Spor
Seyrantepe Diski/ 1,540
Geçtiğimiz sezon Spor Toto 3. Lig  1. Grubu şampiyon tamamlayan Diyarbakır BB Spor'un adı bir zamanlar Diskispor iken Ankaragücü ile 2007 yılında Türkiye Kupası'nda mücadele etmiş ve maçı 3-1 kazanmıştık.

Eyüpspor(İstanbul)
Eyüp/ 2,500
Taraftarının internette dolaşan videoları ile tribün aleminde meşhur olan Eyüpspor kadrosunda eski milli futbolcu Ersen Martin'i de bulunduruyor. Sahada iki metre boyunda bir adam görünce şaşırmayın derim.

İskenderun DÇ Spor(Hatay)
5 Temmuz/ 12,390
Geçtiğimiz sezon Spor Toto 2. Lig Beyaz Grubu 12. sırada tamamladılar.

İstanbul Güngörenspor
Mimar Yahya Baş/ 7,589
Geçtiğimiz sezon Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grubu 14. sırada tamamlayan takımın takma ismi Bordo Bereliler.

Kızılcahamamspor(Ankara)
İlçe/ 5,124
Kulübün başkanlığını Gençlerbirliği'nde uzun yıllar forma giyen Erkan Özbey yapıyor. Kulüp, 2011 yılında Pursaklarspor'dan Kızılcahamamspor'a dönüştü. Bu sezonun en kısa ve en keyifli deplasmanı olacak gibi duruyor.

Körfez FK(İzmit)
Alparslan Türkeş/ 1,790
Kocaelispor'un veliahdı olmaya aday olsa da Ankaragücü taraftarı İzmit futbolunu her zaman Kocaelispor ile bilir.

Nazilli Belediye Spor(Aydın)
İlçe/ 4,500
En çok kullandıkları slogan olan Naz Naz Nazilli'nin Göztepe'nin Göz Göz Göztepe sloganından geldiğini belirterek söze başlamak lazım. Geçtiğimiz sezon az daha PTT 1. Lig'e yükselmekte olan Nazilli'nin kadrosunda Kemal Okyay(Kayserispor) ve İsmail Baydil(Denizlispor) gibi Süper Lig tecrübesine sahip futbolcular yer alıyor. Kırmızı Grubun bu sezonki en büyük şampiyonluk adaylarından birisi olacaklar.

Ofspor(Trabzon)
İlçe/ 2303
Yapılan son Genel Kurul'da renklerini bordo-mavi olarak belirleyen Ofspor geçtiğimiz sezon ligde kalmayı son anlarda garantiledi.

Pazarspor(Rize)
İlçe/ 2442
Spor Toto 3. Lig play-off maçları sonucunda lige yükselmeyi başardılar.

Tepecikspor(İstanbul)
Belediye/ 3,000
Geçtiğimiz sezon Kırmızı Grubu 4. sırada tamamlayıp play-off oynadılar ancak PTT 1. Lig'e çıkmayı başaramadılar. Grubun güçlü ekiplerinden. 2007 yılında Türkiye Kupası'nda eşleştiğimiz Tepecikspor'u deplasmanda 3-1 mağlup etmeyi başarmıştık.

10 Eyl 2012

Anadolu futbolunun arafta kalan takımı: Diyarbakırspor

Futbolun gerçek anlamda geniş tabanlara yayılmaya başladığı 60'lı yıllarda her ilde bir şehir kulübü kuruluyor, bu takım vilayetin en güçlü birkaç takımının güçlerini birleştirmesi sonucu oluşuyordu. Diyarbakırspor'un 1968 yılındaki kuruluşu da Diclespor ve Yıldızspor gibi Diyarbakır Amatör Ligi'nin iki güçlü takımının birleşmesi ile gerçekleşmişti.



Türkiye'de 80'li yıllar devletin stadyuma çıktığı topa dokunduğu yıllardır. Şimdilerde seçim mitinglerinde boyunlara takılan şehir atkıları Özal'ın şovlarının yanında solda sıfırdı; şehir mitinglerinde gezilerde halka kulüplerinin bir üst lige yükseltileceği sözü veriliyor sonra da bu sözler türlü hukuksuzluk ile gerçekleştiriliyordu.


Amerikalıların siyahi azınlıklarına hayatın içindeki dışlanmışlıklarını unutmaları için her türlü spora teşvik politikasının bir benzeri 90'lı yıllardan başlayarak Türk Devleti tarafından Kürtlere uygulanıyordu. Yerel halk spor yapmaya teşvik ediliyor ve hatta acil işler için köylere gidemeyen helikopterlerin yüksek köylerden stadyumlara sporcu getirdiği oluyordu. Her fırsatta Türkiye 1.Futbol Ligi'nde doğu illerinden daha fazla takım olması gerekliliği zikrediliyor ve bu amaç doğrultusunda çalışmalar yapılıyordu. 70'li yıllarda Ali Kahraman başkanlığında Şeyhmus Karacadağ yönetiminde özüyle başarılı bir dönem geçiren 90'lı yıllara gelindiğinde ise öz kimliğini kaybetme noktasına gelen Diyarbakırspor yine de o dönem o yörenin çocuğu olarak takım kaptanlığı yapan Şeyhmus sayesinde biraz olsun teselli buluyordu. Olan bitenlerin arasında devlet her seferinde nefesini Diyarbakırspor'un ensesinde hissettiriyor, kongrelere müdahale edip kulüp üye ve yöneticilerini polislerden oluşturuyordu.

Ocak 2001'de suikast sonucu hayatını kaybeden Gaffar Okkan devletin Diyarbakırspor'a olan ilgisini emniyet müdürü olarak somutlaştırma görevini üstlenmişti, kulüp ile yakından ilgilenen Okkan'ın vefatı sonrası devlet o sene Yükselme Grubu'nda mücadele ederek 1.Lig'e çıkma mücadelesi verecek olan Diyarbakırspor ile yakından ilgilenerek(?) Okkan'dan sonra kulübü yörüngesinde tutmak istedi. 13 Mayıs 2001 günü hiçbir basın mensubunun sokulmadığı TRT'den naklen yayınlanmayan maçta Diyarbakırspor Altay'ı yenerek bir üst lige çıktı. Diyarbakırspor o seneki güçlü kadrosu ile belki hiçbir yardıma ihtiyaç duymadan bu maçı kazanacaktı; ama bu maçla hem kulübün tarihine açık bir leke hem de devletin şike hanesine kocaman bir maç yazıldı.

Diyarbakırspor şu an Ankaragücü'nün yaşadığı benzer maddi sıkıntıları 90'lı ve 2000'li yıllarda sürekli yaşadı, eski oyunculara ödenmeyen paralar ile FIFA'da biriken davalar ve sonrasında getirilen transfer yasakları hep gündemi meşgul etti; ama son ödeme günlerinde hep bir görünmeyen el çıkıp borçları ödedi ve kulüp puan silme cezasına mahkum edilmedi.

2009-2010 sezonunda hükümetin o dönem yürüttüğü açılım politikalarının gittiği her deplasmanda kusulan nefret ile bedelini ödeyen Diyarbakırspor en ağır ithamlara göçmenliği dolayısıyla milliyetçiliği daha kabarık olan Bursa'da maruz kalmıştı. Bunun rövanşında Diyarbakır'da 6 Mart 2010'da olaylar nedeniyle yarıda kalan maç, öncesi ve sonrası ile bir hayli birikmiş olan öfkenin yansımasıydı. Türkiye'de milliyetçi bir prosedür olarak uygulanan maç öncesi İstiklal Marşı uygulaması gerçekleşirken halk 'herne peş' ile cevap geliyordu. Halk devlet elinde oyuncak edilen kulüplerinin, her deplasmanda çekilen çilenin acısını Türkiye'nin gözleri önünde büyük bir öfke ile çıkarıyordu.

Bu şehir takımı geçmişten bugüne bir Barcelona bir Athletic Bilbao örneğine yaklaşabilecek hatta yakalayabilecek potansiyelde iken devletin güdümü altında yeri geldiğinde iki senede iki üst lige çıkabilecek yeri geldiğinde iki senede iki alt lige düşebilecek tam anlamıyla 'ehliyeti olmayan' bir yapıya büründü.

Diyarbakırspor tarihi boyunca yöre halkı ile devlet arasında gidip geldi. Fakat devlet eliyle yaşatılan güzel günlerin bitişinde hep halktan aman diledi. Diyarbakır hala yapılacak güzel işlerle bir futbol şehrine dönüşebilir; ama kirli bir Diyarbakırspor ile değil. En azından bir isim değişikliği ile kendilerine yeni bir sayfa açmalılar. Eğer öz bir yapılanma ile doğu takımları üst seviyeye ulaşırsa çok esnek olduğunu bildiğimiz(?) lig statüsüne yeni bir şekil verilerek ligin konferans biçiminde bölgelere bölünerek oynatılması denenebilir. Ama her şeyden önemlisi Diyarbakır'ın özünü yansıtan bir spor kulübü, yöre halkının da kendini ifade edebileceği tribünler olmalı. Çok şey istemiyorum bence.